Yaklaşık 50 milyon Türk vatandaşının kimlik bilgileri 3 gün önce internette erişime açıldı. Önce ABD’den bir sunucu aracılığı ile servis edilen bilgiler, büyük stres yarattı. İşte kimlik bunalımıyla geçen 3 gün içinde zihinlerde oluşan 4 soruyla sızıntının özeti.

50 milyon Türk vatandaşının ortak sorunu 1

Ne oldu?

İki gün önce ajanslara düşen haber “Kamuya ait bugüne kadarki en büyük bilgi sızıntısı” olarak kayıtlara geçti. 49 milyon 611 bin 709 Türk vatandaşının kimlik bilgileri, yurt dışındaki sunucular üzerinden tüm dünyanın erişimine açıldı. Listelerde T.C. kimlik numarası, ad, soyad, anne adı, baba adı, cinsiyet, doğum tarihi, doğum yeri, nüfusa kayıtlı olduğu il ve açık adres bilgileri yer alıyor. Bilgileri yayınlayan sitelerde ad-soyad üzerinden arama yapılabildiği gibi, tek dosya halinde tüm bilgileri indirme imkânı da var.

Nasıl oldu?

Orası henüz muamma. Önce sızıntının MERNİS adlı Merkezi Nüfus İdare Sistemi’nden kaynaklandığı iddia edildi. Bir başka iddia ise Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) elinde bulunan seçmen listelerinin sızdığı. 50 milyon Türk vatandaşının kimlik bilgileri ilk olarak ABD San Francisco’dan dağıtıma çıktı. Ardından Romanya ve İzlanda gibi ülkelerdeki sunucular devreye girdi. Kayıtlar 2008 yılından öncesine ait. Yani bu tarihten sonra doğanların bilgileri bulunmuyor. 2008 sonrası adres değişikliği yapanların güncel bilgileri de sızanlar arasında yok. Listelerin 2010’dan beri bir şekilde ortalıkta dolanan listeler olduğu ancak o dönemde listelerdeki kişisel bilgiler şifrelenmişken bu kez hepsinin açık olmasının sızıntının önemini artırdığı belirtiliyor.

İlgilinizi Çekebilir!  Dünyanın en güçlü dilleri listesinde Türkçe 18. sırada

Ne dediler?

Hükümet adına ilk açıklamayı yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım önce “İddialar doğru değil” dedi. Yıldırım olayın ısıtılıp ısıtılıp servis edildiğini, güncel değeri olmadığını da söyledi. Ancak kimlik bilgileri aradan geçen birkaç yıl içinde değişmediği için bilgiler elbette ki güncel. Bilişim güvenliği uzmanlarına göre bu bilgilerle kişilerin haberi olmadan adına kredi kartı alınabilir, kredi çekilebilir, şirket kurulabilir, kişiler bilmeden borçlandırılabilir. Kısacası bu bilgilerle ne yapılacağı biraz da dolandırıcıların hayal gücüne bağlı. Durum Başbakan’a da soruldu, Davutoğlu “Evimin adresi sızdırılmış, misafir olmak isteyen varsa gelsin” cevabını verdi. İçişleri Bakanı Efkan Ala “Vatandaşlarımız rahat olsun” derken, Ulaştırma Bakanı Yıldırım ikinci açıklamasında olayı “Paralel yapının algı operasyonu” olarak değerlendirdi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise listelerde 18 yaşından küçüklerin olmamasını ve toplam sayının Türkiye’deki seçmen sayısına yakın olmasını dayanak göstererek sızıntının kaynağı olarak YSK’yı işaret etti. Ancak elde delil olmadığından bu bilgiler şu an için tahminden ibaret.

50 milyon Türk vatandaşının kimlik bilgileri için ne adım atıldı?

Başbakan Davutoğlu “Gerekli tedbirler alındı, endişeye gerek yok” dese de şu anda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma dışında bilinen başka bir girişim yok, tabii YSK’yla ilgili kararı saymazsak. Adalet Bakanı Bozdağ’ın açıklamasına göre, YSK bundan böyle siyasi partiler ile seçmen listelerini paylaşmayacak, bunun için gerekli yasal düzenleme yapılacak. Tabii bu mevcut sorunu çözmeye değil, tekrarını önlemeye yönelik bir adım. Olayın ortaya çıkmasının ardından bugün üçüncü gün ve listelere hâlâ kolaylıkla ulaşılabiliyor. Bilgileri yayınlayan sitelere Türkiye’den erişim engellendi fakat bu engel de küçük bir VPN uygulaması ile aşılabiliyor. Kaldı ki Türkiye dışından bu sitelere erişmenin önünde engel bulunmuyor. Ve geçen 3 güne rağmen 3 kritik sorunun yanıtı hâlâ yok: Bilgiler nereden sızdı, açığa çıkan milyonlarca kişisel veri nasıl korunacak ve vatandaşlar kendisini olası risklerden nasıl koruyacak?

İlgilinizi Çekebilir!  Amerikan Rüyası Asya Rüyasına Dönüştü

 

50 milyon Türk vatandaşının, kimlik bilgileri, MERNİS, Merkezi Nüfus İdare Sistemi