Baharat dükkanından kurukahveciliğe

Türk kahvesi denince akla gelen marka: Kurukahveci Mehmed Efendi'nin geçmişi

4 dk

“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır…”

Zamanın eskitemediği bu atasözünde de gizli olduğu gibi kahvenin ve kahvehanenin Türk kültüründe apayrı bir yeri var.

Türkiye’de daha doğrusu İstanbul’da kahve deyince akla gelen ilk isim ise Kurukahveci Mehmed Efendi ve Mahdumları (Oğulları)… İlk kez kahveyi öğütüp tiryakilerin hizmetine sunan bu ‘aile şirketi’ varlığım nesilden nesile geçerek bugün de sürdürüyor.

Kurukahveci Mehmed Efendi ve Oğullan 19’uncu yüzyılın ikinci yansında baharat ve çiğ kahve satan bir dükkan olarak faaliyete geçti.

Türk kahvesi denince akla gelen marka: Kurukahveci Mehmed Efendi’nin geçmişi

Hasan Efendi’nin 1875 Fatih doğumlu oğlu Mehmed Efendi, Fatih Timurhan Mektebinde daha sonra da Süleymaniye Medresesi’nde okuduktan sonra babasının dükkanında çalışmaya başladı. O güne kadar çiğ olarak satılan kahve evlerde el değirmenlerinde çekildikten sonra içiliyordu. Mehmed Efendi dükkanı babasından devraldıktan sonra çig kahve kavurup dibeklerde öğüterek hazır çekilmiş olarak tiryakilere sunmaya başladı. Bu yenilik ve kolaylık Mehmed Efendi’nin kısa sürede kahve tiryakilerinin vazgeçemediği isim olmasına sebep oldu. Bundan sonra da bu küçük baharat dükkanı Kurukahveci Mehmed Efendi olarak ün saldı.

Yeniliğe ayak uydurdu

1871’de kurukahveciliği meslek haline getiren Mehmed Efendi, 1931’de ölünce oğulları Haşan, Hulusi, Ahmet ve Rıza bu işi sürdürdü. Büyük oğul Hasan, kahveyi sadece yurtiçinde değil yurtdışında da pazarlamaya başladı. 1930’lu yılların gelişmeye başlayan teknolojisiyle toplu üretim gerçekleştirdi. Bununla da yetinmeyip İstanbul Tahtakale’de mimar Zühtü Başar’a bir dükkan bile inşa ettirdi 1932 yılında. Bu görkemli bina bugün de ayakta duruyor ve tiryakilere hizmet etmeyi sürdürüyor.

Taht-ul Kale’den Tahtakale’ye

Tüm dünyada tanınan Türk kahvesinin ilk tohumlan Eminönü’nde Taht-ul Kale’de atıldı. Ve bu semtte bir sokağa kurukahve anlamına gelen Tahmis Sokak adı verildi. Bugün Tahtakale adıyla bilinen bu semt aynı zamanda Kurukahveci Mehmed Efendi ve ailesinin de ‘anavatanı’.

Bu keyif içeceğinin sayesinde Taht-ul Kale kısa zamanda kahve kültürünün de merkezi haline geldi. Semtte açılan 55 kahvehane tam 200 kişiye de iş imkanı sağladı. Ve tabi müdavimlerine de eşi benzeri bulunmayan keyifli sohbetler.

Ünlü kahve tiryakileri

Venedikli ve Marsilyah tacirlerin Avrupa’ya taşıdığı Türk kahvesi kısa zamanda vazgeçilmez bir alışkanlık haline geldi. Kahve tiryakisi olan Avrupalılar arasında yeralanlardan biri de ünlü AvusturyalI besteci Johann Sebastian Bach’tı. Bach, kahveye olan tutkununu ünlü Kahve Kantatı’nda notalara döktü.

Ünlü yazarlar Alexandre Dumas, Ander Gide, Moliere, Victor Hugo, Pierre Loti, Honore de Balzac kahve tutkunu olan ünlülerden bazıları. Fransa Kralı XV. Louis’nin gözdesi Madame Pomdadour’da kendini kahvenin çekici tadmdan ve kokusundan alamayanlardan.

Dünyanın dört bir yanında kahvenin farklı adları, çeşitleri var bugün. Ama Türk kahvesi özünü ve lezzetini hala koruyor.

error: © 2020 Kahvve.com