Kahvehanesiz İstanbul

Refik Halit Karay 1945 yılında Akşam gazetesinde yayınlanan bir yazısında İstanbul'un tarihi kahvehanelerinin birer birer yok olduğunu anlatıyor, eski kahvehanelerin İstanbul'un geçmişindeki önemine dikkat çekiyor.
23/02/2024

Refik Halit Karay’ın 1945 yılında Akşam gazetesinde yayınlanan Kahvehanesiz İstanbul başlıklı yazısı…


İstanbul’un asırlardan beri Garp dünyasında şöhretini yapan yalnız camileri, minareleri, çeşmeleri ve şadırvanları değildir. Hamamları ve kahveleri de bu hususta büyük rol oynamış.

Türk hamamı ve Türk kahvesi binlerce eserde yazı ve gravür olarak şehrimizin şöhretini yaymakta öbürlerinden geri kalmamıştır. Fakat bugün İstanbul her ikisinden de mahrum sayılabilir. Turizmden çok bahsedildiği, hele beş yüzüncü fetih yılına hazırlanıldığı şu sırada birkaç hamamımızın asıl hususiyetlerine dokunulmadan bazı değişmelere asrın tarzına uyacak şekilde ıslahı ve eski tarzı hatırlatacak manzarada yeni kahveler açılması ciheti de pekala düşünülebilir.

Zaten seyyah için olduğu kadar yerli ahaliye de öyle hamamlar ve öyle kahveler lazımdır. Ayasofya Camii, Beyazıt Medresesi, Süleymaniye avlusu, Yeni Cami Meydanı önündeki sıra kahveleri çirkin bularak kaldırdık; Garp edebiyatına bile geçmiş bulunan Tophane’dekilerin yerlerinde yeller esiyor; kır kahveleri de azalıyor. Yani şehrimiz sade turistin değil, bizim de aradığımız şahsiyeti modern şehircilik namına kaybediyor. Parkların, yeşil sahaların sıra kahveler yerini tutamıyacakları mukakkaktır.

Bir sonbahar ikindisi Ayasofya’dan geçerken kestane ağaçları gölgesindeki eski kahveleri ne kadar aradım. Hatta bir gün Tiryaki Çarşısı’na da gittim, kahveleri kapalı bularak üzüldüm. Demiyorum ki o kahveler, kaldırıldıkları zamandaki şekilleriyle, isli ocakları ve darmadağın iskemleleriyle dursalar, fincanları çömlekte yıkasalar ve çıraklar masalan peştemallarının ucuyla silip avaz avaz haykırsınlar. Frenklerce “pitoresk” kelimesile anlatılan acayipliğin aşırı bir haddi vardır ki ona şimdi tahammül edemeyiz. Şüphe götürmeyen cihet İstanbul’da o eski kahveler kalmadığı gibi Avrupa’dakilere benzeyen yenilerinin de yapılmamış olmasıdır.

Paris’i, Viyana’yı, birçok şehirleri hem yerli, hem yabancı için pek sevimli, pratik, hoşça vakit geçirtici yapan biraz da kahveleridir. İçlerinde rahatça oturulup konuşulan, iş görülen, mektup yazılan kahveler… Kahve yokluğu yüzünden çoğumuz içkili yerlere pastacılara gitmek zorunda kalıyoruz. Bizim kahvehanelerimiz içkiye ve israfa da karşı koyan faydalı müesseselerdi.

Akşam, 19 Aralık 1945

Refik Halit Karay

error: © 2021 Kahvve.com

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?