KAHVERENGİ YAZILAR

Kahvenin uzun yolculuğu ve bu yolculuğun Eminönü durağı

Sıcak fincanlarımızda keyifle içtiğimiz kahvenin uzun yolculuğunu hiç düşündünüz mü? Güney Amerika'nın uzak bir köşesinde, ya da Afrika'nın, Uzakdoğu'nun ıssız topraklarında yetişen kahve zorlu bir yolculuktan sonra bize ulaşıyor. İstanbul'un ilk kahve piyasası olarak bilinen Eminönü, kahvenin bu maceralı yolculuğunun duraklarından biri... Aradan asırlar geçse de kahve çuvallarının taşınmasında kullanılan yöntemler aynı. Gemilere yüklenen çuvallar bir şekilde Eminönü meydanına ulaşıyor ve buradan Tahtakale'nin dar sokaklardaki toptancıların tezgahlarına taşınıyor.

Süleyman Boyoğlu – Narin bir bitki olan kahve, Brezilya, Kolombiya, Güney Amerika, Etiyopya, Yemen, Hindistan, Endonezya, Vietnam gibi tropikal kuşağındaki ülkelerde yetişir. Ülkemizde ise yetişmemektedir.

Türkiye, kahveyi çekirdek olarak bildiğimiz gibi en çok Yemen’den değil de daha ziyade Brezilya, Hollanda, Hindistan ve İsviçre olmak üzere 70’e yakın ülkeden ithal etmektedir. Her yıl milyon dolarlar ödeyerek ithal ettiğimiz yeşil kahve çekirdeklerini, ünlü kahvecilerimiz kendilerine has yöntemlerle kavurarak ve değirmenlerinde öğüterek, paketleyip müşterilerine sunarlar. Sadece ülkemizdeki müşterilerine mi? Tabi ki hayır! Yurt dışına da gönderiyorlar; hem de işleyerek… İşte bu işleme ve pişirme yöntemi meşhur Türk Kahvesi‘nin dünyada tanınmasına vesile oluyor.

Türk Kahvesi’nin dünyada tanınmasına katkısı olan kahvecilerimiz arasında Eminönü’ndeki Kurukahveci Mehmet Efendi’yi, Nuri Toplar’ı, İhsan Efendi’yi sayabiliriz. Tabi bu tanıtıma en büyük katkıyı sunanların başında kahve pişiricilerinin geldiğini de unutmamak lazım. Maharetli elleriyle ya ocakta, ya külde ya da közde pişirirler. Bu pişirme yöntemlerinden en makbulü “közde” olanıdır. Hele pişen kahve bir de köpüklü ve yanında da “Türk Lokumu” olursa, değmeyin keyfine…

İlgilinizi Çekebilir!  Japonya'nın Kahveyle İmtihanı

Kahvenin uzun yolculuğu

Kahvenin uzun yolculuğu

Kahve konusunda fazla ahkâm kesmek istemiyorum. Çünkü çok bildiğim ve çok sevdiğim bir içecek değil. Sadece ocakta ya da közde pişerken kokusuna bayılırım. Bugün Eminönü’nde Mısır Çarşısı yanından geçerken karşılaştığım bir manzaradan yola çıkarak, bu yazıyı kaleme aldım. Gördüğüm; birilerinin çek çek arabalarla meydana getirdikleri kahve çuvallarını, arabadan emekçi hamallarımızın sırtlarına yüklemeleri dikkatimi çekti.

Üç kare fotoğraf çektim. Asıl amacım bu fotoğrafları çekmek ve yayınlamaktı. Kahve konusunda uzman olan arkadaşımla bir karesini paylaştım. “Neden bununla ilgili bir şeyler yazmıyorsun?” demesi üzerine internetteki yazılardan da faydalanarak bu satırları karaladım.

Tüm kahve severlere selamlar ve afiyetler olsun…

Yazı ve Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu

Konu: Kahvenin uzun yolculuğu

Konular

Kahvve.com

Kahve zevkini keşfedenlere, tadını bilenlere dünyadan ve Türkiye'den kahve manzaraları...

Benzer Yazılar

error: © 2019 Kahvve.com