Kafein: Michael Pollan’dan kahve tutkunlarına özel bir çalışma

Kahvesiz geçen üç aydan sonra Kafein adlı çalışmasını tamamlayan Michael Pollan'la çok özel bir röportaj... Kahve tutkunlarını yakından ilgilendiren konulara değinen yazar, kahvenin dünü ve geleceği hakkında da önemli şeyler söylüyor.

8 dk
kahve uykusu

Michael Pollan kafein hakkında sesli bir kitap yayınladı. Bu çalışmayı yaparken üç ay boyunca kafeinden uzak durdu. Bu süre boyunca sağlıklı uyku düzenine kavuştuğunu söyleyen Pollan kafeinsiz ortamda geçici bir güven kaybı ve odak eksikliği yaşadığını da itiraf etti.

Bazı ilaçların potansiyel faydaları hakkındaki kitabını tamamladıktan sonra, dikkatini birçok insanın hayatında gizlenmiş bir ilaca, kafeine çeviren yazar Michael Pollan yaşadıklarını NPR‘dan Terry Gross‘a anlattı.

Kafeinin her gün kullandığımız bir ilaç olduğunu hatırlatan Pollan bu durumun pek çok kişi tarafından bağımlılık olarak düşünülmediğini söyledi. Çalışmaya başlarken bu ilişkiyi araştırmayı hedefleyen Michael Pollan yeni sesli kitabı Caffeine‘in kafein bağımlılığı ve kahve ile çayın modern dünya üzerindeki geniş etkilerini araştırdı ve şu sonuca vardı: “Kafein, beyni şaşırtıcı şekillerde değiştiren güçlü bir ilaçtır.”

İnsanların zihinsel ve atletik performanslarının kahve ile ilişkisi olduğuna dikkat çeken Michael Pollan “Bir şeyler öğrenirken veya ders çalışırken yanınızda bir fincan kahveniz varsa, ertesi gün öğrendiklerinizi test etme olasılığınız daha yüksektir” dedi.

Pollan, kafeini kestikten sonra odaklanma sorunu yaşadığını ve güven kaybı hissettiğini fakat çalışmanın sonlarına doğru bu belirtilerin azaldığını söyledi. Bu süre zarfında uyku kalitesinin belirgin şekilde iyileştiğini de sözlerine ekledi. Üç aylık araştırmasını tamamlayan Michael Pollan günlük kafein alışkanlığına geri döndü.

Kafeinsiz üç ay

Michael Pollan’la kafein sohbeti

Michael Pollan’la Kafein adlı çalışması hakkında yapılan röportajdan öne çıkanlar şöyle:

Kafein uykunun düşmanıdır. Bıraktıktan sonra bir çocuk kadar rahat uyuyordum. Sanırım kafeinden vazgeçmenin en büyük telafi edici yararı buydu. Kafein, uykumuzun niteliğini değil kalitesini baltalıyor. Daha önce hiç duymadığım çok özel bir uyku türünü keşfettim, yavaş gelen derin bir uyku. Zihinsel ve fiziksel sağlığınız için bu tür uyku gerçekten önemlidir. Bu yavaş uyku dalgaları beyninizin önünden arkasına yayılmaya başlıyor ve tüm nöronları uyumlu hale getiriyor. Kısa süreli çalışma belleğinden kayıtlar alıp onları uygun yerlere koyduğunuz yer burası. Günün sonunda bilgisayarınızdaki masaüstünü temizlemek gibi.

Why We Sleep (Neden Uyuruz?) kitabının yazarı psikolog Matt Walker, Michael Pollan’la aynı görüşte. Yeterli miktarda derin uykunun sağlığımız için çok önemli olduğunu söyleyen Walker, yaşlandıkça, doğal olarak daha az uyuduğumuzu ve kahve ya da çayın bu düzeni bozduğunu belirtiyor. Matt Walker, öğle saatlerinde alınan kafeinin çok uzun bir yarı ömrü olduğunu ve bu kafeinin dörtte birinin gece yarısı kan dolaşımında kaldığını ifade ediyor.

Kafein bizi nasıl uyanık tutuyor?

Adenosin adı verilen bir nörotranlarımız var. Gün boyunca, seviyeleri yükselir. Bunların görevi yavaş yavaş bizi yormak, uyku basıncı olarak adlandırılan şeyi yaratmaktır. Böylece, sonunda, ışıkları söndürüp uyumaya gideriz. Kafein bu nörotranların hareketini engeller ve vucuda asla yorgun olmadığınızın sinyalini verir. Kafeinin kan dolaşımınızdaki seviyesi azaldığında Adenosin tekrar etkisini gösterir. Böyle zamanlarda yanınızda bir fincan kahveniz daha olursa döngüye tekrar başlayacaksınız. Bizi uyanık tutan olay da budur. Kafeinin uyanıklığı budur. Ama aynı zamanda dopamin ağı gibi başka bir ağ üzerinde de etkisi vardır kafeinin ve bu bize euphoria veren şeyin bir parçasıdır.

Kafeinin kapitalizme etkisi

Hayatlarımızı organize eden ve yöneten ritimlere sahibiz ve bunun kırılması çok zordur. Kafein almadan önce gece vardiyasını tamamlayabileceğinizi pek sanmıyorum. Kafein, gece sınırının ötesine geçmemize yardımcı oluyor. İşte bu durum Endüstri Devrimi için çok önemliydi. Bütün gece çalışmaya devam etmeniz ve karşılığında pahalı makinelere sahip olacağınız varsayımız, hatta iki ve üç vardiyaya taşırsanız daha çok şeyler elde edebileceğiniz durumu… İnsanlar Endüstri Devrimi’nden önce gece çalışır mıydı? Çok değil. Bu yüzden modern dünya üzerindeki etkinin derin olduğunu ve bunun medeniyetimiz ve kendimiz üzerinde büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu ritimleri kırmak çok kolay değil.

Kahve ve çayın tarihsel geçmişi

Her ikisinin de arkasında gerçekten çirkin bir tarih var. Brezilya’daki erken kahve tarlalarında tüm işçiler köleydi. Kölelik sonrası Orta Amerika’da olduğu gibi kahve veya çay yetiştirmek çok fazla emek gerektiriyordu, hala da öyle. Kahve ve çayın geçmişi çok karanlık bir tarihtir. Ve biz arkasında ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz olmadan bu zincirin par.ası oluyoruz. Demek istediğim, fotoğraflarımız dışında aramızda kim bir kahve bitkisi gördü? Ancak bu besin zincirlerinin diğer ucunda vahşet yaşandı. Kahve ve çay şeker talebini artırdı ve şeker Karayipler’deki köle ticaretinin tam merkezinde idi.

İklim değişikliğinin kahveye etkisi

Kahve iklim değişikliğinden en çok etkilenen bitki türüdür. Kahve çok zorlu bir bitki ve çok seçici. Tam olarak doğru irtifaya, suya sahip olmalı. Bu bitkinin hoşuna giden koşullar çok sınırlıdır. 1966’dan 2050’ye kadar bu iyi kahve çağında yaşadığımızı söyleyebiliriz. İklim bilimcilerin tahminlerine göre kahve yetiştiren bölgelerin % 50’si 2050’ye kadar ortadan kalkacak. Bu bizim iyi günlerimiz.

Kaynak: NPR

error: © 2020 Kahvve.com