KAHVERENGİ YAZILAR

Kavanozdaki kahvenin hikayesi

BAŞKA ŞEHİRLER - REMZİ GÖKDAĞ

Bugün sizlere içinde kahve olan bir kavanozun hikayesini aktaracağız.

Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu ile derse gelir. Ders başladığında, önüne büyükçe bir kavanoz alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Sonra da öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar.

Öğrenciler hep bir ağızdan kavanozun dolduğunu söyler. Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını kavanoza döker. Çakıl taşları, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar. Onlar da ‘evet’ doldu derler.

Profesör bu defa masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler de koro halinde ‘evet’ derler.

Bu sefer profesör masanın altındaki 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır. Kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler! Profesör ‘eveet’ der ve ekler:

“Ben bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım. Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeyler… Diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur. Çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız gibi. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir. Kavanoza önce kum doldurursanız çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yer kalmaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz eden şeylere çevirin. Sevdiklerinize zaman ayırın, sağlığınıza dikkat edin, eşiniz ile yemeğe çıkın, evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Yani öncelikleri sıralamayı iyi bilin. Gerisi hep kumdur.”

Profesör konuşmasını tamamladığında öğrencilerden biri dayanamayıp sorar;

“Peki, o iki fincan kahve nedir?”

Profesör gülerek:

“Ben de bu soruyu bekliyordum. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar yer vardır!”

İlgilinizi Çekebilir!  "Brik" mi "ibrik" mi? İngilizler isim değil lezzet peşinde
Konular

Kahvve.com

Kahve zevkini keşfedenlere, tadını bilenlere dünyadan ve Türkiye'den kahve manzaraları...

Benzer Yazılar

error: © 2019 Kahvve.com