Mırra kahvesi ve mırra gelenekleri

Mırra kahvesi, özel kaplar ile uzun süreler boyunca kaynatılarak hazırlanan, yapımı son derece zahmetli bir kahve türüdür. Yapısı kıvamlı ve tadı oldukça acı olan bu kahve türü, Arap Kahvesi olarak da bilinir. Mırra, dünyada tüketilen en sert kahve türleri arasında yer alır.
03/04/2024

Mırra kahvesi, özel kaplar ile uzun süreler boyunca kaynatılarak hazırlanan, yapımı son derece zahmetli bir kahve türüdür. Yapısı kıvamlı ve tadı oldukça acı olan bu kahve türü, Arap Kahvesi olarak da bilinir. Mırra, dünyada tüketilen en sert kahve türleri arasında yer alır.

Köpüksüz, sütsüz, şekersiz ve birkaç yudumda bitirilen buruk bir tat olan mırranın törensel öyküsünü bu yazıda bulabilirsiniz.

Bedeviler’in köklü örf ve adetleri içinde misafirperverliğin önemli bir yer tuttuğunu iyi bilir. Bir Bedevi, çadırının gölgesi altına sığınan herkese kahve ikram eder. Bu genellikle bir ibrikte, çoğu zaman biraz kakule ile tatlandırılmış, kaynatılmış koyu bir sıvıdır. Mırra acı-sade olarak sunulur.

Arap ülkelerinde ve Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde mırranın hem yapılışı, hem de sunuluşu başlı başına bir seremonidir. Arapça marra , iyi sıhhat dileği, mara da sağlığa yararlı ve hoş manasında olup mırranın bunlardan geldiği tahmin edilir.

Bir başka görüş de Arapça mur yani “acı” kelimesinden türetildiği yönünde, “acı kahve” anlamına geliyor.

Mırra içmek, özellikle Mardin ve Urfa yörelerinde çok yaygındır. Yörenin acılı ve yağlı yemeklerinden sonra, mutlaka iki yudumluk acı kahve ikram edilir. Mırra, içine kakule karıştırılmış ve çok koyu kavrulduktan sonra ince çekilmiş olan kahveyi farklı aşamalarda birkaç kez kaynatarak hazırlanıyor ve gaga gibi ağzı olan bir ibrikle sunulur.

Mırra fincanları, ters çevrilmiş kesik konilere benzer. Fincanların içi tamamen doldurulmaz, yalnızca bir iki yudumluk kahve konur. Evlerde devasa cezvelerde, mangalın köz ateşli bir köşesinde mırra kaynar ve tadı durdukça daha da güzelleşir. Ortam ne kadar kalabalık olursa olsun, mırra fincanları tepsiye konarak dağıtılmaz. İkram eden kişinin sağ elinde ibrik, sol elinde ise iki fincan bulunur. Kişi başına iki kez verilir, böylece biri içtikten sonra sıra ile herkese sunulur. Kahveyi yudumlayan kişi, fincanı kendi ekseni etrafında 45 derece döndürerek içer.

Mırra hazırlanışı

Gerçek bir mırra kahvenin yapımı 6-7 saat sürer. Hazırlanışından sunumuna, içiminden fincanın iadesine kadar her şey tam bir törenle yapılır. Ancak, artık çabuk ve kolay hazırlansın diye, mırranın içerisine hazır kahve katılıyor, hijyen kurallarına uysun diye de birden fazla fincanla servis yapılıyor.

Fincanı mırrayı sunan kişiye vermeden yere bırakmak bir saygısızlık sayılır. Eğer böyle bir şey yaparsanız ya kahveyi sunan kişiyi evlendireceksiniz ya da fincanı altınla dolduracaksınız.

Bu geleneğin nereden geldiği kesin değil ama bir rivayet şöyle diyor: Bir ağanın odasında oturan zengin bir misafir ağanın kahvecisine bahşiş vermek istemiş. Ama ağaya karşı ayıp olmasın diye bir bahane aramış, mırrayı içtikten sonra fincanını kahvecinin eline değil, yere bırakmış. Kahveci de fincanı yerden almış. Misafir, kahveciye, “Kusura bakma unuttum, fincanı yerde bıraktım” deyip onun gönlünü almak için fincana altın doldurmuş. O gün bugündür, bu hikayeyi duyan kahveciler fincan yere kondu mu, “Ya fincanımı alem doldur, ya da beni evlendir” diye bahşiş ister olmuş.

error: © 2021 Kahvve.com

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?