TARİH

Kahve imparatorlukları böyle kuruldu

On yedinci yüzyılın sonuna kadar, dünyanın tek kahve tedarikçisi Arabistan’dı. Kahve Mekke civarında toplanır, oradan Cidde Limanı’na taşınırdı. Gemilerle Süveyş’e götürülüp, develerle İskenderiye’ye aktarıldıktan sonra buradan Mısır depolarında satışa sunulurdu. Fransız ve Venedikli tüccarlar kendi ülkeleri için istedikleri kahve çekirdeklerini bu depolardan satın alırdı.

Hollandalılar kahveyi bazen doğrudan Moha’ dan gemilere yüklerdi. Fakat kahvenin ünü arttıkça, Avrupa ülkeleri bu yabancı ürüne bağımlılıklarından endişe etmeye başladılar ve kendi arz kaynaklarını oluşturmanın yollarını aradılar.

Araplar bu durumun farkındaydı. Tekellerini korumak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Kahve taneleri tohum olarak kullanılmasın diye gemilere yüklenmeden önce kavruluyor, yabancılar kahve üretim bölgelerinden uzak tutuluyordu.

Java kahvesi böyle doğdu

kahve imparatorlukları
On yedinci yüzyılda Doğu Hint Adaları’nda egemen Avrupa ülkesi olarak Portekiz’in yerini alan, baharat ticaretinin kontrolünü ele geçiren ve kısa sürede dünyanın önde gelen ticari gücü olan Hollanda, Arap tekelini kıran ilk ülke oldu.

Hollandalı denizciler Arap kahve ağaçlarından gizlice dal kesip Amsterdam’ a götürdüler ve orada seralarda başarıyla yetiştirdiler. 1690’larda Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası, Java adasındaki Batavia’da kahve plantasyonları kurdu. Birkaç yıl içinde, doğrudan Rotterdam’a nakledilen Java kahvesi Hollandalılara kahve pazarının denetimini kazandırdı. Arap kahvesi, uzmanlara göre lezzeti üstün olmasına karşın, fiyat rekabetine dayanamadı.

Paris’teki tek kahve ağacı

kahve imparatorlukları
Sonra Fransızlar sahneye çıktı. Hollandalılar şeker kamışının yetiştiği iklime benzer bir iklimde ( Doğu Hint Adaları’nda olduğu gibi) kahvenin de yetiştiğini kanıtlamıştı. Kahve, Batı Hint Adaları’nda da yetişebilirdi.

Fransız adası Martinique’te görevli bir deniz subayı olan Gabriel Mathieu de Clieu adlı bir Fransız, kahveyi Fransız Batı Hint Adaları’na tanıtma işini üstlendi. 1723’te Paris’e bir ziyaret sırasında, kahve ağacından bir dal koparıp Martinique’e götürmek için tamamen gayriresmi bir plan yaptı.

İlgilinizi Çekebilir!  Pera’nın Kafeleri ve Restoranları

Bir dalın Batı Hint Adaları’na yolculuğu

kahve imparatorlukları
Paris’teki tek kahve ağacı, Hollandalıların 1714’te XIV. Louis’ye hediye ettikleri ve Jardin des Plantes’te bir serada çok iyi korunan bir numuneydi. Louis kahveyle fazla ilgilenmediğinden bu kahve ağacı bahçede unutulmuş gibiydi. De Clieu bu kraliyet ağacından bir dalı tek başına koparamazdı; bu yüzden bağlantılarını kullandı. Genç bir aristokrat hanımefendiyi, tıbbı ilaç hazırlarken istediği bitkiden istediğini koparma yetkisi bulunan kraliyet doktorundan bir dal istemeye razı etti. Bu dal parçası de Clieu’ye iletildi; o da cam bir kutunun içine özenle diktiği dalı Batı Hint Adaları’ na götürdü.

De Clieu’nün abartılı anlatımına inanmak gerekirse, bitki Atlantik yolculuğu sırasında sayısız tehlikeyle karşılaştı. De Clieu yıllar sonra bu tehlikeli yolculuğunun ayrıntılı bir şekilde kaleme aldı.

Kahve ağacının esrarengiz serüveni

kahve imparatorlukları
Yazdıklarına bakılırsa, önce bitkiyi, Hollanda aksanıyla Fransızca konuşan esrarengiz bir yolcunun dikkatinden kaçırmak zorunda kalmıştı. De Clieu her gün bitkiyi güverteye çıkarıp güneşe tutmuş ve bir gün bitkisinin yanı başında uyukladıktan sonra uyandığında, Hollandalının bitkinin bir filizini kopardığını anlamıştı. Ne var ki, Hollandalı Madeira’da inmiş. Daha sonra gemi bir korsan teknesiyle çarpışmış ve zor kurtulmuş. Kahve bitkisinin cam kutusu bu çatışmada hasar görmüş, bunun üzerine de Clieu gemi marangozundan kutuyu tamir etmesini istemek zorunda kalmış. Sonra bir fırtına kopmuş, kutu yine hasar görmüş ve bitki deniz suyuna batmış. Sonunda gemi rüzgarsız kaldığı için yol alamadan yerinde durmuş ve içme suyu karneye bağlanmış. “Su o kadar kıttı ki, bir aydan fazla bir süre boyunca su istihkakımı umutlarımı bağladığım kahve bitkimle paylaşmak zorunda kaldım.”

Sonunda de Clieu ve değerli yükü Martinique’ e ulaştı. “Eve varınca ilk işim, bitkimi bahçemde yetişebileceği en uygun yere büyük bir dikkatle dikmek oldu. Onu göz önünde tutmama karşın, birçok kez benden alınacağından korktum; sonunda olgunlaşıncaya kadar, etrafını dikenli tellerle çevirmek zorunda kaldım … Karşılaştığı tehlikelerden ve bana maliyetinden ötürü benim için daha da önem kazanan bu değerli bitki.”

İlgilinizi Çekebilir!  İstanbul kahve için buluşma noktası

De Clieu bitkiden ilk ürününü iki yıl sonra topladı. Ardından arkadaşları da yetiştirsin diye, onlara da bitkiden kesilmiş dallar verdi. De Clieu kahve bitkisini Santa Domingo ve Guadeloupe adalarına da gönderdi. Fransa’ya kahve ihracatı 1730’da başladı ve üretim iç talebi o kadar aştı ki, Fransa fazla kahveyi Marsilya’ dan Levant’a nakletmeye başladı. Arabistan kahvesi yine rekabet edemedi. De Clieu başarısından ötürü 1746’da XV. Louis’nin huzuruna çıktı.

Kahvenin torunları Güney Amerika’da

kahve imparatorlukları

Aynı günlerde Hollandalılar kahveyi Güney Amerika’daki Surinam’a soktular. De Clieu’nün ilk bitkisinin torunları Haiti, Küba, Costa Rika ve Venezuela’da da çoğalıyordu. Sonunda Brezilya Arabistan’ı geride bırakarak dünyanın egemen kahve tedarikçisi oldu.

Kahve dinsel bir içecek olarak Yemen’den yola çıkıp uzun bir mesafe katetmişti. Arap dünyasına yayıldıktan sonra bütün Avrupa’yı kucaklamış ve ardından da Avrupalı güçler tarafından tüm dünyaya yayılmıştı.

Kahve, alkolün bir alternatifi, özellikle entelektüellerin ve işadamlarının tercih ettiği bir alternatif olarak dünya çapında üne kavuşmuştu. Fakat bu yeni içkinin tüketilme tarzı, içkinin kendisinden de önemliydi: Kahve  muhabbet de dağıtan kahvehanelerde tüketiliyordu. Kahvehaneler sosyal, entelektüel, ticari ve siyasal alışverişe tamamen yeni bir ortam sağladılar.

Remzi Gökdağ

* Kaynak: Altı Bardakta Dünya Tarihi (Tom Standage)

İlgili konular: 

LONDRA’NIN KAHVEHANELERİ MODERN DÜNYAYI ŞEKİLLENDİREN MEKANLARDI

BİR ZAMANLAR KAHVE DE YARGILANDI VE MAHKUM OLDU

Etiketler: Kahve imparatorlukları, bir zamanlar kahve, kahve ticareti, kahvenin tarihi, eskiden kahve, kahve gelenekleri, Java kahvesi, Arabistan kahvesi, Güney Amerika kahvesi, Brezilya kahvesi, kahve tedarikçisi, kahvenin ünü

Konular

Remzi Gökdağ

Kahve içmek için her zaman bir sebep vardır!

Benzer Yazılar

error: © 2019 Kahvve.com